isminiz@kralksk.org Ücretsiz e-mail adresi -
 
kullanıcı
:
               şifre:       

Kayıt Ol - şifremi unuttum

 

Karşıyakalılık nedir, ne değildir?

Ne zaman eğrimiz düzelecek, kestirmek güç artık…
“Gerçek” Karşıyakalı olan bizler, Karşıyakalılığın bir vasıf olduğunu vurgulayıp dururken, seyrine maruz kaldığımız hadiseler öyle vahim ki, malum(!) eğrinin nasıl düzeleceği konusunda ümitsiz kılıyor bizleri…


Geçenlerde bizim Çarli, (Çağlayan Sueli), Yenigün’de bir yazı yazmıştı hatırlarsanız…
Orada, okuduğu Karşıyaka Ortaokulu’ndaki densizliklerden dem vurup, yeşil-kırmızılı renklerin nasıl mundar edilip, kendi tabiriyle Bizans’ın iliklerimize kadar nasıl işlediğini güzelce kaleme almıştı…
Çağlayan’ın yazısı, aslında bir ibret vesikasıydı ama görüyoruz ki bu densizlikler sürüp gitmekte…
İşte Tolga Özşener ‘kafsinkaf.org.’daki yazısında, Çiğli Tesisleri’ne 3 büyüklerin formalarıyla girildiğini, saat 18.00’den sonra bazı insanların bu formalarla, hatta Göztepe formalarıyla spor yaptığını bildirmiş bizlere…
Buyrun geldiğimiz noktayı görün hepiniz…
Tesislerde başka formalarla içeriye girişin yasak olduğu uyarı yazısıyla belirtildiği halde, birtakım insanların değişik kulüp formalarıyla içeride top oynadığını duyuyoruz şimdi…
Yarın bunların çarşıya bu kulüplerin bayraklarını asacağından da kuşkunuz olmasın hiç…
Peki bu kişiler kimler ve hangi cüretle KSK tesislerine Fenerbahçe, Galatasaray ve Göztepe formalarıyla giriyor? Yönetimi geçtim ben artık… O bilincin onlarda olmadığına inancım kesinleşti…
Ya taraftara ne diyeceğiz? Hangisi böyle bir kepazeliği içine sindirebiliyorsa, terk etsin bu toprakları tez zamanda!…
Yazıklar olsun… Karşıyaka hudutlarında yeni palazlanan çocukların sırtında eğer bu takımların forması duruyorsa ve biz bunun önüne geçemiyorsak, yuh olsun hepimize!…
Kimse çıkıp da Karşıyakalılık bilincinden ahkam kesmesin bundan böyle… Taa ki bu forma rezaleti son bulana kadar!…
80’li, hatta 90’lı yıllarda böyle manzaralara değil şahit olmak, teşebbüs etmek bile yürek isterdi ki, zaten kimsenin de yüreği buna yetmemişti, yetirtmemiştik biz o dönemin Karşıyakalılar’ı!…
Gelelim şimdi de rahmetli Erol Baş’ın kemiklerinin nasıl sızladığına…
Geçtiğimiz günlerde onu anmak için kabri başında toplanıldığında, Karşıyaka Başkanı’nın orada olmadığı, ama onun yerine Altay Başkanı’nın bu anma törenine geldiği görüldü.
Teşekkürler Nafiz abi… Hem öylesine teşekkürler ki, sizin bu içten ve vefakar davranışınızın tarihe damga vuracak bir derse de imza attığına şahit oldu Karşıyakalılar… Dirisine, ölüsüne saygısı kalmayan bir toplumun maneviyatından söz etmek, benim içimi acıtır sevgili dostlar…
Şimdi soruyorum hepinize, Karşıyakalılık nedir, ne değildir diye…
Vicdanı sızlamayanlar yanıtlarken, diğerleri lütfen susup, düşünsünler bundan böyle…
(Hakan GÜRAY - Yenigün)

Yorum Yapın